Apple Japon moda devi ISSEY MIYAKE ile iş birliğine giderek teknoloji dünyasını şaşırtan ilginç bir ürün piyasaya sürdü. Örgü yapısıyla dikkat çeken ve kolunuza ya da vücudunuza asabildiğiniz bu iPhone taşıma aksesuarı görünüşü itibarıyla adeta bir çorabı andırıyor.

İşin en can alıcı noktası ise fiyat etiketi. "Sınırlı sayıda" üretildiği vurgulanan bu aksesuar 149 dolar ile 229 dolar arasında değişen fiyatlarla satışa çıktı. Yani en ucuz versiyonu için bile güncel kurla yaklaşık 6 bin TL'yi gözden çıkarmanız gerekiyor. Daha da ilginci ürün satışa çıkar çıkmaz stokların tamamen tükenmiş olması.

Uzun ve kısa olmak üzere iki versiyonu bulunan bu ürün için yaratılan "limitli üretim" algısının ne kadar etkili olduğunu bir kez daha görüyoruz. Alanların ne kadarı gerçekten kullanmak için aldı ne kadarı "ileride pahalıya satarım" düşüncesiyle yaklaştı bilinmez. Ancak ne kadar kaliteli olursa olsun telefonu bir "çorap" içinde taşımanın pratikliği ve bu fiyata değip değmeyeceği büyük bir tartışma konusu. Keşke hepimizin 6 bin TL'lik bir Apple çorabı olabilseydi!
Google uzun süredir beklenen hamlesini yaptı ve tüm rakiplerine meydan okuyan Gemini 3 modelini resmen yayınladı. Beklediğimize değmiş gibi görünüyor çünkü yeni model hem Artificial Analysis testlerinde hem de LMArena'da liderlik koltuğuna oturdu.

Gemini 3 sadece genel sohbetlerde değil; kodlama, görsel tanıma, metinden görsel üretme ve görsel düzenleme gibi LMArena'nın tüm kategorilerinde birinci sıraya yerleşerek rakiplerini geride bıraktı. Humanity's Last Exam ve Arc AGI gibi zorlu testlerde de üstün bir performans sergiliyor.



Google sadece modelle kalmadı bir de "Antigravity" adında VSCode tabanlı yeni bir yapay zeka kodlama aracı duyurdu. Bu araç kod yazmaya başlamadan önce promptunuzu planlıyor ve ardından yapıma geçiyor.
Şu an için ücretsiz olarak sunulan en iyi kodlama deneyimlerinden biri diyebiliriz. Limitlere takıldığınızda ise devreye Claude 4.5 Sonnet giriyor. Tek eleştirim ise Google'ın Gemini web arayüzünün hala ChatGPT ve Claude'a kıyasla zayıf kalması. Umarım Google yakında bu konuya da el atar.
Google ekibi Gemini 3'ün yanı sıra görsel üretim ve düzenleme yetenekleri artırılmış Nano Banana Pro modelini de tanıttı. Önceki 2.5 Flash Nano Banana modelinin geliştirilmiş bir versiyonu olan bu yeni model hem sıfırdan görsel üretmede hem de var olan görselleri düzenlemede çok daha başarılı sonuçlar veriyor.
OpenAI ChatGPT deneyimini bireysel olmaktan çıkarıp sosyal bir boyuta taşıyor. Platforma eklenen yeni grup sohbeti özelliği sayesinde artık arkadaşlarınızı sohbetlerinize davet edebilir ve yapay zeka ile birlikte etkileşime geçebilirsiniz.

Ortak araştırma projeleri veya beyin fırtınaları için kullanışlı olabilir ancak günlük kullanımda ne kadar ihtiyaç duyulacağı tartışılır.
OpenAI CEO'su Sam Altman ChatGPT'nin küçük ama önemli bir başarısını kutluyor: Artık model "tire işaretini kullanma" komutuna uyabiliyor.
Düzenli yapay zeka kullanıcıları bilir; modeller genellikle cümleleri bağlamak için tire (-) işaretini aşırı kullanır. Özellikle Türkçe'de bu kullanım çok yaygın olmadığı için bir metnin yapay zeka tarafından yazıldığı hemen anlaşılıyordu. Yıllardır süregelen ve "kullanma" denilmesine rağmen düzelmeyen bu sorunun çözülmesi yapay zeka şirketlerinin modeller üzerindeki kontrolünün ne kadar zorlu bir süreç olduğunu da gözler önüne seriyor.
Elon Musk'ın yapay zeka şirketi xAI, yeni modeli Grok 4.1'i kullanıcıların beğenisine sundu. Şirketin iddiasına göre bu yeni sürüm önceki modellere kıyasla 3 kat daha az "halüsinasyon" görüyor yani yanlış bilgi üretme oranı ciddi şekilde düşürülmüş.
LMArena'nın TextArena testlerinde 2. ve 3. sıralara yerleşerek başarısını kanıtlayan model henüz Artificial Analysis sıralamasına girebilmiş değil.

Eğer halihazırda Grok 4 kullanıyorsanız devrimsel bir sıçrama beklemeyin ancak bir önceki modele göre kesinlikle daha tutarlı ve kaliteli çıktılar alacağınızı söyleyebilirim.
Google hava durumu tahminlerini kökten değiştirecek WeatherNext 2 yapay zeka modelini duyurdu. Geleneksel hava tahminleri devasa süper bilgisayarlar ve ağır işlem gücü gerektirirken Google'ın LLM (Büyük Dil Modeli) mantığıyla çalışan bu yeni sistemi çok daha düşük işlem gücüyle çalışıyor.
Google'ın iddiasına göre bu model sadece enerji tasarrufu sağlamakla kalmıyor aynı zamanda çok daha isabetli tahminler sunuyor. Büyük Dil Modellerinin sadece sohbet etmek için değil bilimsel alanlarda ve günlük hayatımızı kolaylaştıracak konularda kullanıldığını görmek teknolojinin geleceği adına umut verici.
Microsoft Windows 11 Insider sürümüne dosyalarınıza erişebilen bir AI Agent özelliği ekliyor. Bu özellik aktif edildiğinde yapay zeka sizin adınıza işlemler yapabilmek için "Agent Workspace" adı verilen sanal bir ortam oluşturuyor.

Bu sanal ortam masaüstünüz, müzikleriniz, resimleriniz ve belgeleriniz gibi kişisel klasörlerinize erişip bunları değiştirme yetkisine sahip. Yapay zekayı ne kadar sevsek de bilgisayarımızın en mahrem alanlarına tam kontrol vermek kulağa biraz ürkütücü geliyor. Web tarayıcılarındaki benzer özelliklerin yarattığı güvenlik açıklarını düşündüğümüzde bu özelliği aktif etme konusunda aceleci davranmamanızı tavsiye ederim.
Meta görüntü işleme dünyasında büyük ses getiren Segment Anything modelinin üçüncü versiyonunu kullanıma sundu. Hatırlarsanız önceki modeller fotoğraflardaki nesneleri veya kişileri tek tıkla seçmemize olanak tanıyordu.
Segment Anything 3 (SAM 3) bu yeteneği bir üst seviyeye taşıyarak artık videolarda da istediğiniz objeleri kolaylıkla ve yüksek doğrulukla seçip ayırmanıza imkan tanıyor.
Gösterilen örneklerde rakiplerine fark atan modelin en güzel yanı ise tamamen açık kaynak olması. Yani kendi projelerinizde bu güçlü teknolojiyi ücretsiz olarak kullanabilirsiniz.
OpenAI kodlama konusunda şimdiye kadarki en iddialı modeli olan GPT-5.1-Codex-Max'i duyurdu. Şirketin iddiasına göre bu model daha uzun süre düşünebiliyor ve çok daha hızlı cevaplar veriyor.
Ancak ilginç bir şekilde OpenAI kendi duyuru sayfasında bile modeli rakipleriyle değil sadece kendi eski modelleriyle kıyaslamış.

Şu an için LMArena veya Artificial Analysis gibi bağımsız platformlarda modelin verileri bulunmuyor. Dolayısıyla "en iyisi" olup olmadığına karar vermek için bağımsız test sonuçlarını ve kullanıcı deneyimlerini beklemek en doğrusu olacaktır.
NordPass tarafından yapılan çarpıcı bir analiz dijital dünyanın içine doğan Z kuşağının parola güvenliği konusunda 80 yaş üstü bireylerden bile daha dikkatsiz olduğunu ortaya koydu.
Teknolojiyle bu kadar iç içe olmalarına rağmen Z kuşağının büyük bir kısmı hala "123456" gibi tahmin edilmesi saniyeler süren şifreleri tercih ediyor. Ben de 2000 doğumlu biri olarak teknik açıdan bu kuşağa dahilim ancak görünen o ki neslimize acilen şifre yöneticisi kullanma alışkanlığını kazandırmamız gerekiyor.
Viyana Üniversitesi'nden araştırmacılar WhatsApp altyapısında ciddi bir güvenlik açığı keşfetti. Ortaya çıkan bu açığa göre kötü niyetli bir kişi API üzerinden sadece 1 saat içinde 100 milyon kullanıcının numarasını çekebiliyor. Kısa bir sürede tüm WhatsApp kullanıcı tabanını bir veri tabanına kaydetmek işten bile değil.
Eğer profil fotoğrafınız ve "hakkımda" yazınız herkese açıksa bunlar da kolayca kopyalanabiliyor. Ayrıca hesabınızın ne zaman açıldığı ve hangi işletim sistemini kullandığınız gibi meta veriler de erişilebilir durumda.
Böylesine devasa bir platformun API'ında herhangi bir hız sınırlaması (rate limit) olmaması gerçekten akıl alır gibi değil. Raporlamanın ardından Meta ekibi gerekli sınırlamaları getirdi ancak bugüne kadar bu verileri kimlerin çektiğini bilmemiz imkansız. Verilerin kendisi çok kritik görünmese de meta verilerin bazen verinin kendisinden daha değerli olabileceğini unutmamak gerek.
Firefox Linux sürümünde yıllardır süregelen bir alışkanlığı değiştirerek artık XDG standartlarına uyacağını duyurdu.
Linux kullanıcıları yakından bilir; Firefox ve tabanlı tarayıcılar ayarlarını standart olan .config klasörü yerine ev dizininde oluşturdukları .mozilla klasöründe tutardı. Bu durum dosya sistemi hiyerarşisi standartlarına pek uymuyordu. Firefox 147. sürümle birlikte bu inatlaşmayı bırakıyor ve ayar dosyalarını olması gerektiği gibi .config altına taşıyor. Küçük gibi görünse de sistem düzenine önem veren Linux kullanıcıları için harika bir gelişme.
FreeBSD tabanını kullanan ancak görünüm, hissiyat ve uygulama yapısı olarak macOS'i birebir kopyalayan ravynOS adında yeni bir işletim sistemi duyuruldu.

Şu an henüz pre-alpha aşamasında olan projenin temel amacı macOS benzeri pürüzsüz bir ekosistem yaratmak ancak bunu Apple gibi kapalı kapılar ardında değil, tamamen açık kaynaklı ve sınırsız bir şekilde sunmak.

macOS deneyimini özgür yazılımla birleştirmek teoride kulağa çok hoş gelse de bu tür iddialı projelerin en büyük sınavı genellikle sürdürülebilirlik oluyor. Bakalım ravynOS uzun vadede kalıcı olabilecek mi?
Teknoloji dünyasında dengeleri değiştirecek bir haberle karşınızdayız. Samsung, Eylül ayından bu yana bellek ürünlerinin fiyatlarında %60'a varan devasa bir artışa gitti. Biliyorsunuz Samsung sadece telefon üreten bir marka değil, aynı zamanda dünyanın en büyük DRAM ve NAND flash bellek tedarikçilerinden biri. Dolayısıyla bu karar tüm sektörü derinden sarsıyor.
Bu şok artışın ardından Çinli telefon üreticileri tepki olarak bellek satın alımlarını durdurma kararı aldı. Ancak stoklar eridiğinde ne olacağı meçhul. Üretim maliyetlerindeki bu ciddi artışın önümüzdeki dönemde telefon ve bilgisayar fiyatlarına zam olarak yansıması maalesef kaçınılmaz görünüyor.
Samsung'un fiyatları bu denli artırabilmesinin arkasındaki ana neden ise yine yapay zeka. Yapay zeka sistemleri için kurulan devasa veri merkezleri, bellek pazarında inanılmaz bir talep patlaması yarattı. Arzın talebe yetişemediği bu ortamda Samsung da fiyatları yukarı çekerek bu durumu değerlendiriyor.
Bir zamanlar sadece konsol dünyasının ayrıcalığı olan ve hikayesiyle oyuncuları derinden etkileyen efsanevi yapım Red Dead Redemption sınırlarını aşıyor. Rockstar Games'in bu klasiği artık çok daha geniş bir kitleye ulaşmaya hazırlanıyor.
Oyunun PS5, Xbox, iOS ve Android platformlarına geleceği duyuruldu. Evet yanlış duymadınız artık John Marston'ın hikayesini otobüste veya metroda telefonunuzdan deneyimleyebileceksiniz. Yıllar önce bu çapta bir yapımın telefonlarda çalışacağını söylesek muhtemelen kimse inanmazdı ancak teknoloji artık RDR gibi devasa oyunları bile avucumuzun içine sığdırabiliyor.
Takvimlerinizi işaretleyin çünkü bu nostaljik ama bir o kadar da yenilikçi deneyim 2 Aralık tarihinde oyuncularla buluşacak. Mobil oyunculuğun geldiği noktayı görmek açısından da oldukça heyecan verici bir gelişme.
Bu hafta internet dünyası kelimenin tam anlamıyla felç oldu. İnternetin omurgası sayılan Cloudflare'de yaşanan sorun nedeniyle birçok popüler servis saatlerce erişilemez hale geldi. X, ChatGPT, Canva, Uber, League of Legends ve hatta sitelerin çöküp çökmediğini kontrol ettiğimiz Downdetector bile bu kesintiden nasibini aldı.
Peki interneti kilitleyen bu sorunun kaynağı neydi? Yapılan açıklamaya göre veritabanında yapılan bir değişiklik dosya boyutunun beklenenden fazla büyümesine neden oldu. Bu durum sistemdeki bir limiti aşınca Rust modülü "panikledi" ve temel proxy sunucularını çökertti. Sonuç: Tam 2 saat 36 dakika süren küresel bir sessizlik.

Bu olay yıllardır konuştuğumuz "merkeziyetçilik" sorununun ne kadar ciddi olduğunu bir kez daha yüzümüze vurdu. Ancak işin acı tarafı şu ki; site sahipleri Cloudflare'i keyfinden değil mecburiyetten kullanıyor. Piyasada ücretsiz ve etkili DDoS koruması sağlayan gerçek bir alternatif maalesef yok. Ücretli rakiplerin fiyatları ise uçuk seviyelerde. Rakipsizlik devam ettiği sürece bu tür "tek noktadan çöküş" senaryolarını yaşamaya mahkum gibiyiz.
Microsoft Windows lisanslamada sıkça kullanılan açıklardan biri olan KMS38 yöntemini resmen devre dışı bıraktı. Bu hamleyle birlikte artık bu spesifik metodu kullanarak Windows'u etkinleştirmek mümkün olmayacak.
Bu gelişme bazı kullanıcılar arasında "Artık Windows'u ücretsiz lisanslayamayacağız" korkusu yaratsa da durum pek öyle değil. Microsoft sadece bir kapıyı kapattı ancak Windows'u lisanslamak için kullanılan diğer yöntemler hala aktif durumda. Yani KMS38 gitmiş olsa da alternatif çözümler varlığını sürdürmeye devam ediyor.
Teknoloji dünyasının en büyük davalarından biri sonuçlandı ve Meta, ABD Federal Ticaret Komisyonu (FTC) tarafından açılan tekel davasını kazandı. FTC geçmişte WhatsApp ve Instagram'ın satın alınmasının rekabeti öldürdüğünü savunarak şirketin bölünmesini istiyordu.
Davanın seyrini değiştiren en önemli detay Meta'nın savunması oldu. Şirket avukatları hakimi artık pazarın eskisi gibi olmadığına; TikTok ve YouTube gibi devasa rakiplerin varlığı nedeniyle Meta'nın bir tekel sayılamayacağına ikna etti. Ayrıca zamanında bu satın alımlara onay veren kurumların şimdi itiraz etmesi de Meta'nın elini güçlendirdi.
Mahkeme kararına göre Meta artık yasal olarak bir tekel değil. Kişisel görüşüm Meta'nın hala tekel olduğu alanların bulunduğu yönünde olsa da sosyal medya dinamiklerinin değiştiği ve rekabetin arttığı da yadsınamaz bir gerçek. FTC'nin kararı bir üst mahkemeye taşıyıp taşımayacağı ise henüz belirsizliğini koruyor.
Yıllardır süregelen "Dosya atacağım ama telefonum iPhone değil" çilesi nihayet sona eriyor. Gelen yeni güncellemeyle birlikte artık Android ve iOS cihazlar birbirleri arasında hızlı dosya paylaşımı yapabilecek.
Apple'ın kapalı kutu ekosistem politikası bilinir ancak bu kez şaşırtıcı bir esneklik görüyoruz. Android'in "Hızlı Paylaş" (Quick Share) özelliği artık iPhone'lara veri gönderebilecek. İki farklı dünyanın birbiriyle konuşabilmesi kullanıcı deneyimi açısından harika bir gelişme.
Japonya mahkemesi korsan manga yayınlayan sitelere altyapı sağladığı gerekçesiyle Cloudflare'e 3.2 milyon dolar ceza kesti. Bu karar internetin işleyişi ve ifade özgürlüğü açısından oldukça tehlikeli bir emsal teşkil ediyor.
Normal şartlarda ABD'deki "Safe Harbour" (Güvenli Liman) yasaları altyapı sağlayıcılarını kullanıcıların oluşturduğu içeriklerden sorumlu tutmaz. Çünkü Cloudflare içeriği üreten veya yayınlayan değil sadece trafiği taşıyan taraftır. Ancak Japonya'nın asıl suçlu olan site operatörlerine ulaşamayıp faturayı altyapı sağlayıcısına kesmesi işleri karıştırıyor.
Eğer altyapı sağlayıcılarına bu tür cezalar kesilmeye devam ederse şirketler kendilerini korumak adına siteleri keyfi olarak sansürlemeye başlayabilir. Bu da internet özgürlüğü için büyük bir tehdit. Suçun şahsiliği ilkesi gereği cezalandırılması gerekenler site operatörleri olmalı. Cloudflare bu kararı üst mahkemeye taşıyacağını duyurdu ancak Japonya'nın bu tavrı dünyaya kötü bir örnek oluyor.
Bu haftaki bültenimize destek olan TurkNet, Gigafiber altyapısıyla size zaman kazandıran ve internet deneyiminizi kökten değiştirecek bir fırsat sunuyor.
TurkNet’in Gigafiber altyapısı size tam 1000 MBPS indirme ve 1000 MBPS yükleme hızı vaat ediyor. Bu simetrik hız sayesinde büyük videolarınızı veya yedeklerinizi ışık hızında indirip yükleyebilirsiniz.

Saatler süren işlemlerin birkaç dakikaya indiği bu deneyimi yaşamadan tam olarak anlayamazsınız. TurkNet Gigafiber ile adeta vaktinizi geri satın alırsınız işlerinizi onlarca kat daha hızlı halledersiniz. Üstelik şu an Türkiye’de bu hızı bu kadar uygun fiyata sağlayan başka bir sağlayıcı yok!
TurkNet destek sistemiyle de fark yaratıyor. Bir destek kaydı açmadan önce sistem otomatik olarak internetinizin durumunu tarıyor ve sorunu tespit etmeye çalışıyor.

Size özel atanan 7/24 ulaşılabilir Net Uzman ekibi ise ortalama 15 dakikadan daha kısa bir sürede size geri dönüş yaparak sorununuzu çözüme kavuşturuyor.
Tüm bu üstün özellikler şu an ayda sadece 699 TL. Evet yanlış duymadınız 1000 MBPS simetrik internete bu fiyata sahip olabiliyorsunuz. Üstelik ilk 3 ay boyunca yalnızca 399 TL ödüyorsunuz. En güzeli de TurkNet'in taahhütsüz olması yani dilediğiniz zaman hiçbir ceza ödemeden aboneliğinizi sonlandırabilirsiniz.
Altyapınızın Gigafiber'e uygun olup olmadığını öğrenmek için hemen bu bağlantıya tıklayabilirsiniz.
Bu bültene sponsor oldukları için TurkNet’e teşekkür ediyoruz.
Bu haftaki ilk videomuzda severek kullandığım bir yapay zeka arayüzünü inceliyoruz.
İkinci videomuzda vibe coding yaparak Ninite alternatifi geliştiriyoruz.
Bu haftaki bültenin de sonuna geldik, haftaya görüşmek üzere!
